Hüseyin Avni Lifij
1886-1927
Türbe
Tarihsiz
Hüseyin Avni Lifij, geç Osmanlı döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan sanatsal pratiğinde, mimariyi resim, desen ve fotoğraf gibi farklı mecralarda ele alır. Paris’te aldığı eğitim sırasında tanıştığı İzlenimci resim anlayışı, sanatçının ışık, renk ve yüzey kullanımını belirlerken; mezarlık ve türbe gibi tarihsel mimari temalar, bu resim diline zaman, hafıza ve doğa üzerine düşünsel ve duygusal bir derinlik kazandırır.
Bu eserde, mezarlık içinde bir türbe betimlenmiştir. Kemerli ve kubbeli türbe, çevresini saran mezar taşları ve servi ağaçlarıyla birlikte ıssız ve karanlık bir sahne oluşturur. Yapının kısmen harap görünümü ve ayrıntıların belirsiz bırakılması, sahneyi tek bir yer ya da tarih bağlamına sabitlemekten ziyade, zamansız bir atmosfer kurar. Lifij, mimariyi tanımlayıcı öğeler üzerinden değil, bütünsel etkisi ve yarattığı duygu durumu üzerinden ele alır.
Kompozisyonda hakim olan koyu tonlar ve sınırlı ışık kullanımı bu atmosferi güçlendirir. Türbe ve diğer harabe siluetlerinin yer yer ay ışığıyla belirginleşmesi, resme melankolik ve durgun bir karakter kazandırır. Mimari ile doğanın iç içe geçmesi, mezarlığı zamanla kendi haline bırakılmış, sessiz bir hafıza alanı olarak düşündürür. Türbe, bu bağlamda yalnızca bir anıt değil, geçmişin ve faniliğin izlerini taşıyan bir yapı olarak resmedilir.
Lifij’in türbe ve mezarlık temalı eserleri, sanatçının desen ve fotoğraf üretimiyle birlikte ele alındığında daha geniş bir bağlam kazanır. Sanatçı tarafından çekilmiş ve arşivinde yer alan mezarlık ve türbe fotoğrafları, bu mekanlara tekrar tekrar yöneldiğini ve fotoğrafı resimsel üretimi için bir gözlem ve bellek aracı olarak kullandığını gösterir. Fotoğraflarda belgelenen mimari form ve düzenlemeler, tablolarında birebir aktarılmaktan ziyade, sadeleştirilmiş ve kompozisyonun genel etkisine göre yeniden ele alınmıştır. Tarihsel mimariye odaklanan desen çalışmaları da sanatçının bu konuları yalnızca betimleyici birer motif olarak değil, biçim, oran ve yüzey ilişkileri üzerinden düşündüğünü gösterir.
Bu bağlamda “Türbe”, Hüseyin Avni Lifij’in tarihsel mimariyi belgesel bir yaklaşımla aktarmaktan çok, geçmiş, zaman ve fanilik düşüncelerini görsel bir peyzaj dili üzerinden ifade ettiği çalışmalarından biri olarak değerlendirilebilir. İzlenimci resim dilinin olanaklarıyla kurulan bu kompozisyon, sembolik ve düşünsel bir yoğunluk taşıyan, içe dönük bir peyzaj anlayışına işaret eder. Mezar taşları, türbe yapısı ve doğa arasındaki ilişki, Lifij’in resminde mimariyi sessiz ve zamansız bir düşünce alanı olarak yeniden kurar.
Detaylar
Boyutlar:
28 x 46 cmMalzemeler:
Duralit üzerine yağlıboyaBulunduğu Yer:
Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (Emirgan, İstanbul, Türkiye)Telif Hakkı:
© Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesiİlgili Eserler
Kategoriler
Konu
Resim Koleksiyonu
Format
Duralit üzerine yağlıboya
Sanatçı / Yaratıcı
Hüseyin Avni Lifij
Tarih / Dönem
Tarihsiz
Coğrafi Konum
İstanbul, Türkiye