Bruno Bearzi
1894–1983
At Heykeli
19. yüzyıl
Hacı Ömer Sabancı, 1955’te Officine Mario Pensotti buhar kazanı fabrikası ile işbirliği yapmak için İtalya’nın Legnano kentine gitmiş, Pensotti ailesinin evinde gördüğü küçük bir at heykelini beğenip satın almak istemiştir. Bunun üzerine, fabrika sahibinin oğlu Franco Pensotti, Floransalı döküm ustası Bruno Bearzi’ye heykelin daha büyük boyutlu bir kopyasını ısmarlayıp iş anlaşmalarını kutlamak için Sabancı’ya hediye etmiştir. Söz konusu heykel, yaklaşık iki bin yıllık geçmişe sahip San Marco Atları’ndan esinle üretilmiştir.
Venedik’in San Marco Bazilikası’nı süsledikleri için yaygın olarak San Marco Atları ismiyle anılan dört yaldızlı bronz at heykeli, 1204’te Dördüncü Haçlı Seferi’nde Venedik Doçu Enrico Dandolo’nun isteği üzerine Konstantinopolis Hipodromu’ndan (bugün Sultanahmet Atmeydanı) sökülüp Venedik’e götürülmüştür. Bir arabaya yan yana koşulan dört atlı düzene Latincede “quadriga” ismi verildiği için, Venedik Quadrigası ismiyle de bilinirler. Heykeller 13. yüzyılın ortalarında, Venedik’in koruyucu azizi San Marco’ya adanmış bazilikanın cephesine, ana girişin üstündeki locaya yerleştirilmiş, sonraki yüzyıllar boyunca Gentile Bellini, Canaletto ve Bernardo Bellotto başta olmak üzere pek çok sanatçının eserinde konu edilmiştir. Napolyon Bonapart 1797’de Fransız Devrim Savaşları neticesinde Venedik’i ilhak edince, atlar ganimet olarak Paris’e götürülmüş, Arc de Triomphe du Carrousel’in tepesine yerleştirilmiştir. Atlar, Napolyon’un 1815’te yenilgiye uğramasıyla Venedik’e iade edilmiştir. 20. yüzyılda heykellerin konservasyonuna ilişkin kaygılar artınca, atlar kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından San Marco Müzesi’ne alınmış, bazilikanın cephesindeki yerlerine konulmak üzere replikaları üretilmiştir.
Venedik Quadrigası’nın Konstantinopolis’teki varlığına işaret eden en erken tarihli kaynak, MS 10. yüzyılda yazılmış “Patria Sive Origines Urbis Constantinopolitanae”dir. Bizans başkentinin en önemli mekânlarından biri olan Hipodrom’u süsleyen çok sayıda heykel ve anıtın arasında, Venedik atları olabilecek iki farklı yaldızlı bronz quadrigadan söz edilir. Dört atın yanı sıra çektikleri araba ve sürücüsünü de kapsayan bir grup, Konstantinopolis’te Bizans yollarının başlangıç noktası olarak kabul edilen Milyon Taşı meydanından alınıp muhtemelen I. Konstantin (salt. 306–337) döneminde, Hipodrom’un “neolea” bölümüne taşınmıştır. Sadece dört attan oluşan bir diğer grup ise II. Theodosius (salt. 408–450) zamanında Sakız Adası’ndan getirilerek at yarışlarının başlangıç noktasının tepesine yerleştirilmiştir.
Quadriganın ne zaman, nerede ve kim tarafından üretildiği soruları Rönesans’tan günümüze pek çok araştırmaya konu olmuş, ancak yanıt bulamamıştır. MÖ 4. yüzyıl ile MS 4. yüzyıl arasına, dolayısıyla Antik Yunan veya Antik Roma dönemine tarihlenir. Her iki sanat geleneğinde quadriga, muzaffer bir komutanın onuruna dikilen heykellerde ve basılan paralarda sıkça rastlanan bir motiftir; dolayısıyla San Marco Atları’nın da bir zaferi kutlamak üzere yapılmış olmaları muhtemeldir. Heykel grubunun olası müellifleri arasında Klasik Yunan çağının en ünlü heykeltıraşlarından Lisippos (MÖ 4. yüzyıl) gösterilse de, aynı tarzda eser veren çok sayıda takipçi ve taklitçisinin varlığı, bu savı varsayımdan ileri götürmez.
Atların yeleleri Yunan tarzına uygun olarak kısa kesilmiş, başlarının tepesinde bir tutam yukarı doğru bağlanmıştır. Kuyruklarının uçları da bağlıdır. Vücut oranları, belirli bir at cinsine uymaz: gövdeleri kısa ve kalın, bacakları uzundur. Bu özellikler, heykellere çok aşağıdan bakıldığında oluşacak perspektif bozulmalarını telafi etmek amacıyla bilinçli olarak benimsenmiş olabilir. Dolayısıyla en başından beri çok yüksek bir konuma, örneğin bir zafer takının veya sütunların üzerine yerleştirilmek üzere tasarlandıkları varsayılabilir. SSM koleksiyonundaki heykel de bu geleneğin bir devamı olarak, yüksek bir kaidenin tepesinden müze ziyaretçilerini karşılar.
Hacı Ömer Sabancı’ya hediye edilen bronz at heykeli, San Marco Atları’nın bire bir kopyası olmamakla birlikte, açıkça onlardan ilham alınarak yapılmıştır. Sol ön ayağı adım atacakmış gibi havadadır; sol arka ayağı da bu harekete uyum sağlarcasına hafifçe kıvrılmıştır. Bacaklarının ve başının duruşu itibarıyla San Marco Atları’nın soldan üçüncüsüyle örtüşür. Başını hafifçe sola çeviren atın ağzı açıktır; sol kulağını öne, sağ kulağını arkaya dikmiştir.
Bruno Bearzi, bronz döküm eserleri kadar konservasyon çalışmalarıyla da tanınmıştır. Antik çağda kullanılan metaller ve döküm tekniklerinde uzmanlaşan Bearzi, İkinci Dünya Savaşı’nda Floransa’nın heykellerini korumakla görevlendirilmiş, ardından Antik çağ ve Rönesans’tan eserlerin restorasyonunu üstlenmiştir. En önemli çalışmaları arasında, Lorenzo Ghiberti’nin Floransa San Giovanni Vaftizhanesi için yaptığı ve “Cennetin Kapıları” olarak bilinen kabartmalı yaldızlı bronz kapılar, Donatello’nun “Judith ve Holofernes” heykeli ve Giambologna’nın “Neptün Çeşmesi” yer alır. Vignali dökümhanesini yöneten Bearzi’nin 1950’lere ait ihracat defterinde, Sabancı için gerçekleştirdiği siparişin yanı sıra, dünyanın dört bir yanından müşteriler için ürettiği bronz dökümler bulunur.
Detaylar
Boyutlar:
yükseklik: 250 cm, genişlik: 290 cmMalzemeler:
BronzBulunduğu Yer:
Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (Emirgan, İstanbul, Türkiye)Obje Numarası:
400-0224Telif Hakkı:
© Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesiİlgili Eserler