Sergi: Lizbon Bir Başka Şehirden Hatıralar

13 Mayıs 2009
Sergi: Lizbon Bir Başka Şehirden Hatıralar
“LİZBON Bir Başka Şehirden Hatıralar” Sakıp Sabancı Müzesi’nde İstanbullularla buluşuyor.

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), Portekiz’deki Calouste Gulbenkian Vakfı işbirliğiyle, 14 Mayıs – 14 Temmuz 2009 tarihleri arasında küratörlüğünü Helena De Freitas’ın  gerçekleştirdiği, “LİZBON Bir Başka Şehirden Hatıralar” başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor. Sergi, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başını kapsayan zaman diliminde yaşamış önemli Portekizli sanatçıların eserleriyle, bizlere hem uzak hem de bir o kadar yakın olan Lizbon kentini tanıtıyor.

 “LİZBON Bir Başka Şehirden Hatıralar” ilhamını; SSM ile Calouste Gulbenkian Vakfı’nın 2007 yılında Portekiz’de düzenlediği Çağrışımları, Yolculukları ve Atmosferiyle İstanbul, Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu'ndan Tablolar” sergisinden aldı. Sergide yer alan eserlerdeki Boğaziçi ve deniz manzaraları, İstanbul’un gündelik hayatından sahneler, Avrupa kıtasının batı ve doğu uçlarında yer alan Lizbon ile İstanbul’un ortak özelliklere sahip olduğu gerçeğini ortaya koydu. Portekiz Cumhurbaşkanı Anibal Cavaco Silva’nın Türkiye ziyareti sebebiyle düzenlenen “LİZBON Bir Başka Şehirden Hatıralar” sergisi; kültürleri, dinleri, uygarlıkları ve kıtaları birleştiren Lizbon ile İstanbul’un benzerliklerini, ortak yanlarını gözler önüne seriyor.

SSM Müdürü Dr. Nazan Ölçer, Eğer dünyada ‘ruh ikizi’ diye bir kavram varsa, bu en çok Lizbon ve İstanbul için söylenmiş olmalı. Yoksa her iki şehri sarıp sarmalayan deniz, yokuşlu sokaklar, geçmişteki büyük imparatorlukların armağanı görkemli yapılar, soylu bir çekingenlikle içtenliği içlerinde barındıran insanlar, hep hasretten ve kavuşulamayan aşklardan söz eden hüzünlü şarkılar bu kadar birbirine benzeyebilir mi? Bu kentlerin silinmez izlerini, dizelerinde hep Lizbon’u anlatmış Portekizli büyük şair Fernando Pessoa’da olduğu gibi, İstanbul’un her semtini şiirlerine taşımış Yahya Kemal’de de bulmamız bir rastlantı mı? Halen müzemizin farklı salonlarında devam eden ‘BATI’YA YOLCULUK - Türk Resminin 70 Yıllık Serüveni (1860-1930)’ sergisinde, Portekizli konuk sanatçılarla aynı zaman diliminde yaşamış en önemli Türk ressamların eserlerinin sergilenmekte olmasını, mutlu bir rastlantı sayıyorum. Dönemin sanat merkezi Paris’ten doğan akımlardan haberdar olmakla birlikte, kendi şehirlerinin görüntülerini, insanlarını ve ruhunu resimlerine yansıtmaktan vazgeçmemiş iki ülkenin sanatçılarını müzemizde aynı çatı altında izlemenin, tüm sanatseverler için bulunmaz bir fırsat olduğuna inanıyorum. Sergiler, iki ülkenin benzer ruhunu anlamak için de şüphesiz en doğru yol olacak. Bu nedenle  sergi süresince Portekiz kültürüne ışık tutacak şiir, müzik geceleri ve sürpriz başka etkinlikler düzenlenecek.” dedi.

Calouste Gulbenkian Müzesi Müdürü João Castel-Branco Pereira, “Calouste Gülbenkian Vakfı olarak SSM ile birlikte hem Portekiz’de hem de Türkiye’de çok başarılı işlere imza attık. Lizbon tarihi bir kent, şairlerin esin perisi, fado şarkıcılarının konusu... Ama bugün, tıpkı İstanbul gibi, aynı zamanda geleceğin, gelişimin, teknolojinin, bilimin ve başarının da kenti. Sergi sayesinde ziyaretçilerde Lizbon’u tanıma arzusunun uyanmasını, Lizbon ile İstanbul’un, Portekizliler ile Türklerin ne kadar çok ortak noktası olduğunu keşfetmelerini candan diliyorum.Sergide aralarında 6 duvar halısının da bulunduğu 73 tablo ve 30 fotoğraf yer alıyor.” dedi.

Bülten