full screen background image

Heykelin Büyük Ustası Rodin İstanbul'da

Heykelin Büyük Ustası Rodin İstanbul'da

Akbank'ın sponsorluğunda düzenlenen Heykelin Büyük Ustası Rodin İstanbul’da adlı sergide modern çağın en önemli öncüleri arasında sayabileceğimiz Rodin’in, koleksiyonunun ve yapıtlarının mirasçısı olan Paris Rodin Müzesi koleksiyonlarından seçilen 203 eseri sergilendi.

Avrupa sanatının köklü heykel geleneğini 19. yüzyılın Romantizm'inden 20. yüzyıla ve Modern çağın büyük sanat serüvenine taşıyan Rodin’in sergilenen eserleri arasında, Düşünen adam, Öpüşme, Yürüyen adam gibi ünlü yapıtlarının yanısıra 100'e yakın heykeli, çok sayıda deseni, eski fotoğrafları ve yine sanatçının koleksiyonundan bir dizi antik dönem heykel yer aldı.

Rodin Hakkında

Sanat Dünyasını Şaşırtan Bir İlk Yapıt : Tunç Çağı

Rodin'in ilk önemli yapıtı Tunç çağı, mücadele ve araştırmalarla geçen uzun bir yetişme sürecinin sonunu simgeler. Heykeli bitirdiğinde Rodin otuz yedi yaşındaydı. Amacı da insan boyunda bir "çıplak" yaparak yeteneğini herkese kanıtlamaktı. 1877 başlarında Brüksel'de sergilenen ve henüz bir adı olmayan heykelin canlılığı, görenlerde büyük hayranlık uyandırdı. Rönesans dönemi ustalarını anımsatan bir sağlamlık ve incelik vardı bu çıplakta.

Buna karşılık heykelin şaşırtıcı canlılığına açıklama arayan bir eleştirmen, onun modelden kalıp alınarak dökülmüş olabileceğini ileri sürdü. O dönemde bazı heykeltraşların başvurduğu bir yöntemdi kalıp alma. Ama Rodin bunu ağır bir hakaret gibi algıladı.

Birkaç ay sonra heykeli Tunç çağı adıyla Paris'e, Fransız Sanatçılar Sergisi'ne gönderdiğinde kalıp alma suçlaması yeniden ortaya atıldı. Heykel sergiye kabul edildi ama heykeltraşın tüm çabalarına karşın devlet tarafından satın alınmadı. Ne var ki, Tunç çağı'yla ilgili tartışmalar sürecek ve Rodin'e arka çıkan önemli sanatçıların etkisiyle devlet, üç yıl sonra hem heykeli satın alacak, hem de Rodin'e, uzun bir dizinin başlangıcı olacak ilk büyük siparişini, Cehennemin kapısı işini verecekti.

Antik Heykelden "Parçalanmış Figür"e

Rodin'in az bilinen yanlarından biri, büyük bir antik sanat koleksiyoncusu olmasıdır. Sanatçının altı bini aşkın parçadan oluşan koleksiyonu, 1890'larda yaşamını değiştiren bir yenilenme arzusunun içinden filizlenmişti. Antikçağa bu dönüş, Michelangelo'yla ve Dante'yle geçirdiği uzun, kasvetli bir dönemin ardından geliyordu. Antik yapıtlar "yaşama sevinci, dinginlik ve denge" sunuyorlardı ona; yaşamının son dönemini, yaşlılık ve dünyadan elini eteğini çekme yıllarını karşılama gücünü veriyorlardı. 1893 yılında Paris'ten Meudon'a taşındığında ilk parçaları satın almaya başladı. Parasal durumu düzeldikçe antik yapıtlar evi ve atölyeleri doldurdu. Eksiksiz, sağlam heykeller almaya çalışmıyor, kırık dökük parçaları yeğliyordu daha çok. 1890'lardan başlayarak "parçalanmış figür" konusu her zaman kafasını kurcalamıştı; topladığı antik heykellerde de bunun karşılıklarını aramaktaydı.

İşin ilginç yanı, 1913 yılında Paris'te açtığı bir sergide ilk kez Roma döneminden üç mermeri, kendi on sekiz heykeli ve desenleriyle birarada sergilemiş olmasıdır. Böylece, Antikçağ'a borçlu olduğu şeyleri açık bir biçimde göstermeye çalışmıştır Rodin.

İyi Bir Portre, Bir Yaşamöyküsüyle Eşdeğerdir

İnsan yüzü gerçek bir tutku uyandırır Rodin'de. Ona göre: "bir insanın ruhunu okumak için yüzüne bakmak yeterlidir."

Karşılık veremeyeceği hizmetlere teşekkür etmek, iyilikbilirliğini göstermek ya da hayranlığını dile getirmek için, sanat yaşamının en başından beri portreler yapmıştı. Babasının büstünü yaptığında yirmi yaşındaydı ve o yıllardan başlayarak, yaşamı boyunca ünlü ünsüz bir çok yüzü, usta elleriyle ölümsüzleştirmişti.
Başlangıçta yaptıkları daha çok erkek portreleriydi. Ama yakınlarından birkaç kadının yüz çizgileriyle de özel biçimde ilgilendi. Örneğin yaptığı birçok kadın heykeline, ölene dek ayrılmayacağı eşi ve ilk modeli Rose Beuret'nin yüz ifadesini verdi. Sevdiği bir başka kadının, Camille Claudel'in de 1884'te portresini yapacak ve onun yüz çizgilerini de daha sonra, Veda ya da Düşünce gibi geç dönem alegorilerine yansıtacaktı.

"Büst ve portre kadar kavrayış gerektiren bir başka sanatsal çalışma daha yoktur" diyordu Rodin; ve iyi bir portre "bir yaşamöyküsüyle eşdeğerdir."

Yaşamının Heykelleştirilmiş Günlüğü : Cehennemin Kapısı

1880 yılında Rodin, proje aşamasındaki bir müze için, Dante'nin İlahi komedya'sından sahnelerle bezenecek bir kapı siparişi aldı ve büyük bir coşkuyla, beş metreyi aşkın bir kapının hazırlık çalışmalarına gömüldü.

Önce Floransa vaftizhanesindeki Cennetin kapısı'nı andıran bölmeli kanatlar düşündü, ama sonra bölmeleri ortadan kaldırdı. Konu olarak Dante'nin şiirinin Cehennem bölümünü seçti. Çalışırken durmadan küçük heykeller yaratıyor, onları Kapı'daki öbür figürlerin arasına koyuyor, sonra yerlerini değiştiriyor ya da parçalarını başka çalışmalarda kullanmak üzere kırıyordu. Böylece, bir tür doğaçlamayla gelişti yapıt. Bir yandan da onun için tasarlanıp daha sonra bağımsızlığını kazanan Adem, Havva, Düşünen adam ya da Öpüşme gibi birçok ünlü heykelin doğumuna yol açtı.

Ne var ki, başka işler Rodin'i Kapı'dan uzaklaştırdı; onu ancak yüzyıl sonunda yeniden ele alabildi ve ilk kez 1900'da sergiledi. Bu arada tüm çıkıntılı parçalarını söktürerek onu büyük ölçüde yalınlaştırmıştı. Bu tarihten sonra Kapı, Rodin'in ölümüne dek bu "boşaltılmış" halinde kaldı. Bugünkü biçimine de ancak 1917'de, sökülen parçaların Rodin'in isteği doğrultusunda yeniden yerlerine takılmasıyla ulaştı.

Rodin'in aldığı ilk büyük sipariş olan ve hiçbir zaman bitiremediği Cehennemin kapısı, onun tüm sanat yaşamının özeti ve bir yazarın ünlü tanımıyla "yaşamının heykelleştirilmiş günlüğü" gibidir.

Çağını Aşan Anıtlar

Rodin uzun sanat yaşamı boyunca çok sayıda anıt siparişi almış, bu yapıtların çoğu sanatçının bitip tükenmez araştırmaları yüzünden zamanında teslim edilememiş ve genellikle daha geleneksel işler bekleyen müşterileri düş kırıklığına uğratmıştı. Açılışı 1892'de yapılan Claude Lorrain anıtı, Rodin'in yetişme yıllarını Balzac'la doruğa ulaşacak özgürleşme döneminden ayıran noktayı simgeliyor. Rodin "ışığın ressamı" diye tanınan bu 17. yüzyıl sanatçısını, güçlü olduğu kadar gizemli bir anıtla onurlandırıyor. Edebiyatçılar Derneği'nin 1891'de ısmarladığı, Rodin'in de uzun arayışlar ve yön değişiklikleri sonunda ilk kez 1898'de sergilediği Balzac, döneminde büyük bir skandale yol açmış olmasına karşılık Rodin'in belki de en önemli, sonraki kuşakları en derinlemesine etkilemiş heykeli. Burada, değişik çalışma aşamalarını gösteren bronzlarla temsil ediliyor.

Yürüyen adam'sa, Rodin'in "parçalanmış figür", anıtsallık ve heykel kaidesi konusundaki araştırmalarının çarpıcı bir bileşimini oluşturuyor. Rodin'e 1890'ların başında ısmarlanan ve yine uzun araştırmalarla kararsızlıkların ardından ancak 1906'da teslim edebildiği Victor Hugo anıtı'nın tam boy bir bronz dökümü de Sakıp Sabancı Müzesi'nde Boğaz'a karşı yerini alıyor.

Tunç'tan Bir Kahramanlık Öyküsü : Calais Burjuvaları Anıtı

1884 yılında Calais Belediyesi, tarihlerindeki önemli bir olayı bir anıtla ölümsüzleştirme kararını aldı. Yüz Yıl Savaşları sırasında kentin anahtarını Kral III. Edward'a teslim etmek üzere kendilerini feda eden altı kentlinin öyküsüydü bu ve Belediye, bu iş için, Paris'te oturan Calais'li bir ressamın önerisiyle Rodin'e başvurdu. Heykeltraş öneriyi kabul etti. Öyküyle ilgili tarihsel kaynakları inceledi ve yıl sonunda ilk maketini sundu. Maket beğenildi ve belediye Rodin'den çalışmaya devam etmesini istedi.

1885 yazında Rodin, figürlerini biçimlendirdi ve alçı döküm işlemlerine girişti. Ancak yerel basın, figürlerin "kahramanca" bulunmayan duruşlarını ve geleneksel anıt tarzından uzaklaşan kompozisyonu eleştirmeye başladı. Tartışmalar sürerken yaşanan büyük bir ekonomik kriz de projenin sonunu getirdi.
Böylece heykeltraş tüm baskılardan kurtuldu. Yöreden insanları ve dostlarını model alarak çok sayıda ayrıntı çalışması yaptı. 1889'da Paris'te sergilediği bir alçı model, büyük ilgi gördü. 1892'de de Calais Belediyesi projeyi yeniden canlandırdı ve sanatçı, 1895'te anıtını törenle açma onuruna erişti.

Bir dökümü de 1915'te Londra'da, Parlamento'nun önüne yerleştirilen Calais Burjuvaları anıtı, çarpıcı kompozisyonu ve figürlerinden taşan dramatik ifadeyle Rodin'in en etkileyici yapıtlarından biridir.

Parçalama, Birleştirme ve Çeşitlemeler

Rodin'in atölyesi, görenlerde hep aynı şaşkınlığı uyandırıyor, ziyaretçiler her şeyden çok ortalıktaki irili ufaklı heykel kalabalığından etkileniyorlardı. Rodin, üretiminin bolluğuyla ve "halkım" diye adlandırdığı heykellerinin kalabalıklığıyla ün salmıştı. Çağdaşları, erken dönemlerden başlayarak Rodin'de, başka başka heykeller yaratmak amacıyla yapıtlarını bölüp çoğaltma eğilimini saptamışlardı. Tanıklar, atölyede gerçek birer anatomi galerisi niteliğinde birçok camlı dolap gördüklerini, yüzlerce parça ve etüdün dört bir yana yayıldığını söylüyorlardı. Rodin sürekli olarak bunları üretiyor, birleştiriyor, yeniden parçalıyor, başka kompozisyonlarda bir araya getiriyor ve bu işlem sonsuza dek sürüyordu.

Burada sergilenen örneklerde de görüldüğü gibi Rodin'in birçok yapıtı, birbirine yabancı öğelerin, bir biçimde yan yana gelip yeni kompozisyonlar oluşturmasıyla doğmuştur. "Bakıyorum, parçalara ayırmaya, yeniden birleştirmeye çalışıyorum"der sanatçı, "prova yapan bir terzi gibi. Ve bunu yirmi yıldır yapıyorum." Rodin'in birleştirmeleri, günümüz sanatındaki montaj ve yerleştirmelerin öncüleridir.

François-Auguste-René Rodin: Düşünceyi Mermere İşleyen Usta

(12 Kasım 1840 - 17 Kasım 1917)

1840 12 Kasım'da Paris'te doğdu.

1854-57 La Petite École (Küçük Okul) diye anılan özel desen ve matematik okuluna girdi, heykeli keşfetti ve desen becerisini geliştirdi.

1857-59 École des Beaux-Arts'a (Güzel Sanatlar Okulu) girmek istedi, üç denemesinde de başarısız oldu. Yaşamını sürdürmek ve ailesine destek olmak amacıyla pek çok dekoratör ve süslemecinin yanında çalıştı.

1864 Fransız heykeltraş Carrier-Belleuse'le çalışmaya başladı. İlk atölyesini tuttu ve 20 yaşındaki Rose Beuret'yle tanıştı. Les Gobelins tiyatrosunun dekorasyonunda çalıştı.

1865 L'Homme au nez cassé (Kırık Burunlu Adam) adlı yapıtı, Salon des Artistes Français'ye (Fransız Sanatçılar Sergisi) kabul edilmedi. Champs-Elysées'deki Païva Oteli'nde çalıştı.

1866 Oğlu Auguste-Eugène Beuret doğdu.

1870 Onbaşı rütbesiyle Garde Nationale'e (Ulusal Muhafızlar) katıldı, miyopluğu nedeniyle çürüğe çıkarıldı.

1871 Belçika'da Carrier-Belleuse'le buluştu. İlk kez yapıtlarını sergiledi. Carrier-Belleuse tarafından işten çıkarılınca Fransa'ya döndü. Belçikalı heykaltraş Antoine-Joseph Van Rasbourgh'la sözleşme imzaladı. Belçika'da geçirdiği yıllarda, Brüksel borsa binasının yenilenmesi, krallık sarayı taht salonunun dekorasyonu, Anspach bulvarındaki bazı yapıların cephe süslemeleri, Brüksel Akademiler Sarayı'nın dekorasyonu gibi işlerde çalıştı. Soignes Ormanı'nda bir dizi manzara resmi yaptı. Yaşamını dekoratif ve ticari heykeller yaparak sürdürdü.

1875 Eğitim için gittiği İtalya'da Michel-Ange'ın eserini inceleme fırsatı buldu. Gerçek boyutlu bir insan bedeni çalışması olan ve l'Age d'airain (Tunç Çağı) adını verdiği figüre başladı. Kırık Burunlu Adam adlı yapıtı Salon'a kabul edildi.

1877 Tunç Çağı, önce Brüksel'de, ardından Paris'te sergilendi. Yapıtını modelden kalıp alarak oluşturmakla suçlandı.

1878 Süslemeciler için çalıştı. Trocadero çeşmelerinin dekorasyon çalışmalarına katıldı. Saint Jean-Baptiste prêchant (Vaaz Veren Vaftizci Yahya) adlı heykeline başladı.

1879 Carrier-Belleuse'ün yönetiminde, Sèvres İmalathaneleri'nde çalışmaya başladı. Paris savunmasının anısını yaşatacak bir anıt için açılan yarışmaya katıldı.

1880 Tunç Çağı'nı satın alan Fransız devleti, geleceğin Musée des Arts Decoratifs'i (Süsleme Sanatları Müzesi) için bir kapı ısmarladı. Devlet Mermer Depoları'nda kiraladığı atölyeyi, ölümüne dek elinden çıkarmadı.

1882 Adam (Adem), Eve (Havva) ve le Penseur (Düşünen Adam) adlı figürlerini yaptı. Önce sevgilisi, daha sonra da en büyük rakibi olacak 19 yaşındaki Camille Claudel'le tanıştı. Sèvres İmalathaneleri'nden ayrıldı.

1883 Victor Hugo Anıtı'nı yaptı.

1885 Calais Belediyesi, le Monument aux Bourgeois de Calais'yi (Calais Burjuvaları Anıtı) ısmarladı.

1886 Le Baiser'yi (Öpüşme) yaptı. Vicuña Mackena ve General Lynch anıtları için sipariş aldı.

1888 Devlet, 1889 Uluslararası Sergisi için Öpüşme'nin mermerini ısmarladı. Düşünen Adam ilk kez Kopenhag'da sergilendi.

1889 Empresyonizm öncülerinden Fransız ressam Claude Monet'yle birlikte sergi açtı. Panthéon için bir Victor Hugo anıtı siparişi aldı, ilk maketi geri çevrildi. Claude Lorrain anıtının siparişini aldı.

1891 Paris'teki Lüksemburg Bahçesi için bir Victor Hugo anıtı siparişi aldı. La Société des Gens de Lettres (Edebiyatçılar Derneği) Balzac anıtı ısmarladı.

1894 Monet'nin evinde, "Modernizmin Babası" olarak tanınan sanatçı Paul Cézanne'la tanıştı. Camille Claudel'le araları açıldı.

1895 Meudon'da 1893'ten beri kiraladığı Villa des Brillants'ı satın alarak resim ve antik heykel koleksiyonunu oluşturmaya başladı. Calais Burjuvaları anıtının açılış töreni yapıldı.

1896 Ressam Puvis de Chavannes ve Carrière'le birlikte Cenevre'de açtığı sergide, ilk kez heykellerin yanı sıra yapıt fotoğraflarını da sergiledi.

1897 142 deseninin "heliogravür" tekniğindeki baskıları Goupil firması tarafından yayımlandı. Victor Hugo anıtı, Salon du Société Nationale des Beaux-Arts'da (Ulusal Güzel Sanatlar Derneği Sergisi) sergilendi.

1898 Camille Claudel'le kesin olarak ayrıldılar. Edebiyatçılar Derneği, Ulusal Güzel Sanatlar Derneği sergisinde mermer Öpüşme ile birlikte sergilenen alçı Balzac anıtını geri çevirdi.

1899 Bir Puvis de Chavannes anıtının siparişini aldı. İlk monografik sergisi önce Brüksel'de, ardından Hollanda'da açıldı. Büyük boy Havva, Salon de la Nationale'de sergilendi.

1900 Uluslararası Sergi vesilesiyle, Paris'teki Alma Meydanı'nda yer alan pavyonda, büyük bir Rodin Sergisi düzenlendi.

1902 Prag'da Rodin Sergisi açıldı. Şair Rainer Maria Rilke (1875-1926) ile tanıştı. Rilke, 15 Eylül 1905'ten 12 Mayıs 1906'ya kadar Rodin'in sekreterliğini yaptı.

1904 Alçıdan yapılmış büyük boy Düşünen Adam heykeli ilk kez Londra'daki International Society'de, bronz versiyonu ise Salon de Paris'de sergilendi.

1905 Musée des Arts Decoratifs (Süsleme Sanatları Müzesi), la Porte de l'Enfer (Cehennemin Kapısı) olmaksızın açıldı.

1906 Düşünen Adam Panthéon'un önüne yerleştirildi.

1907 Yalnızca desenlerden oluşan ilk büyük sergisi, Paris'teki Bernheim Jeune galerisinde açıldı. L'Homme qui marche (Yürüyen Adam), Salon de la Nationale'de sergilendi.

1908 La Cathédrale'ı (Katedral) yaptı. Rilke sayesinde l'Hôtel Biron'a (Biron Konağı) yerleşti. Viyana, Leipzig ve Paris'te önemli desen sergileri açıldı.

1909 Palais Royal'de Victor Hugo anıtının açılışı yapıldı.

1911 Devlet, Panthéon için bir Puvis de Chavannes büstü ısmarladı. Yürüyen Adam, Roma'daki Farnese Sarayı'na yerleştirildi. Paul Gsell'in Rodin'le yaptığı söyleşilerden oluşan l'Art (Sanat), Grasset Yayınevi tarafından yayımlandı.

1912 Tokyo'da sergi, New York Metropolitan Müzesi'nde Rodin salonu açıldı.

1913 Paris Tıp Fakültesi'nde açılan sergide, ilk kez koleksiyonundaki antik yapıtlar sergilendi.

1914 Fransa Katedralleri yayımlandı. Savaştan kaçtı ve İngiltere'ye gitti. Daha sonra bir süre Roma'da kaldı.

1915 Roma'ya yeni bir yolculuk: Papa XV. Benedict Büstü. Calais Burjuvaları anıtı Londra'da resmen ama törensiz açıldı.

1916 Arka arkaya yaptığı üç bağışla, koleksiyonlarını devlete bıraktı. Fransa Ulusal Meclisi, Biron Konağı'nı Rodin Müzesi yapma kararı aldı.

1917 29 Ocak'ta Meudon'da Rose Beuret'yle evlendi. Rose, 14 Şubat'ta öldü. 17 Kasım'da ölen Rodin, Meudon'daki Villa des Brillants'ın bahçesine, Rose'un yanına gömüldü. Mezarlarının başında bir Düşünen Adam bulunuyor.

1919 4 Ağustos'ta, Rodin Müzesi kapılarını halka açtı.

Konferans ve Galeri Sohbetleri

  • 01.07.2006

    Claudel ve Rodin: İki heykeltıraş, iki âşık

  • 06.07.2006 16:00

    Balzac anıtı skandalı

  • 08.07.2006

    Yüzyıl Savaşları'nın sessiz anti-kahramanları

  • 13.07.2006 16:00

    Tamamlanmamış izler: Parçalama, birleştirme ve çeşitleme

  • 15.07.2006

    Tamamlanmamış izler: Parçalama, birleştirme ve çeşitleme

  • 20.07.2006 16:00

    Yüzyıl Savaşları'nın Sessiz Anti-Kahramanları

  • 22.07.2006

    Sanatın inkarı: Tunç Çağı

  • 26.07.2006

    "İlham Perisi Camille'den Şair Rilke'ye": Rodin ve Çağdaşları

  • 26.07.2006

    Antik şekillerin Sanatçı-Koleksiyoner Rodin'in Hayali Dünyasındaki Değişimi

  • 27.07.2006 16:00

    "Rodin'in Yapıtının Anahtarı: Desenler"

  • 29.07.2006

    "Heykel Olarak Fotoğraf / Fotoğraf Olarak Heykel"

  • 02.08.2006

    Mimari ve İnsan Bedeni Arasındaki Rodin: Kaynaşımın Estetiği

  • 02.08.2006

    Ressamın Aksine Heykeltıraş, Nadiren Uzaklaştığı Modelaj Sayesinde Bir Kimlik Yaratır

  • 03.08.2006 16:00

    "İcat etmiyorum, yeniden keşfediyorum: Rodin'in teknikleri"

  • 05.08.2006

    "Rodin'de çoğaltılan bedenler"

  • 10.08.2006 16:00

    "Vücut yürüyen bir tapınaktır."

  • 12.08.2006

    "İcat etmiyorum, yeniden keşfediyorum: Rodin'in teknikleri"

  • 17.08.2006 16:00

    "Rodin'in Cehennemi, Cehennemin Heykelleri"

  • 19.08.2006

    "Dansın Heykel'e Yansımları"

  • 24.08.2006 16:00

    "The Gates of Hell"

  • 26.08.2006

    Hanoko maskesi

  • 31.08.2006 16:00

    Cehennemin kapılarında oturan adam

Film Gösterimleri

Sergi Etkinlikleri

  • 13.06.2005 - 03.09.2006

    Heykelin Büyük Ustası Rodin İstanbul'da - Çocuklar için Atölye Çalışmaları

  • 13.06.2005 - 03.09.2006

    Heykelin Büyük Ustası Rodin İstanbul'da - Görme engellilere yönelik programlar

  • 05.07.2006

    Taksici Günü

  • 19.07.2006

    Komşu Günü

  • 09.08.2006

    Taksici Günü

Öğrenci programları

Sakıp Sabancı Müzesi, Rodin sergisi boyunca birbirinden güzel oyun ve sanat çalışmalarından oluşan çocuk atölye programları hazırladı. Bu programlar büyük heykeltraş Rodin'in eserlerinden yola çıkarak heykel sanatının tarih boyunca nasıl geliştiğini ve bu sanatın inceliklerini göstermeyi amaçlıyordu.

Sergi boyunca uygulanan programda "insanlar neden heykel yapmışlar ve yapıyorlar" ve "Rodin neden farklı" sorularına eğlenceli, heyecanlı ve meraklı bir şekilde yanıt aradılar. Ücretsiz olan atölye çalışmalarına katılan çocukların en büyük ödülü, bu sergi nedeniyle hazırlanan Ben Rodin adlı bir kitap oldu.

5 - 7, 8 - 11, 12 - 14 ve 15 yaş üstü olmak üzere dört farklı seviyede hazırlanan programda her hafta sonu ayrı bir tema işlendi. Heykel ve seramik çamuru ile çalışan çocuklar ayrıca farklı nesneleri heykele dönüştürerek sanat ve yaratıcılık deneyimleri kazandılar.

Atölye çalışmasının başlıkları:

Tanışalım / Heykelin Öyküsü / Ne Kadar Dikkatlisin? / Ve İşte Heykeller!/ Pozların Sahne Arkası / Kalem Kâğıt Sende, 3 Boyut Bende! / Model miyim, Kahraman mı? / Haydi, Kocaman Kulaklı Sürpriz Modelin Heykelini Yapalım / Alçı ve Tel ile Heykele İlk Adım / Dansın Fotoğrafını Kille Çekelim / Kimin Büstünü Yapalım? / Hafızalarımızdaki Heykel / Ben de çizebilirim / Şekillerden Heykele / Heykelden Dramalar / Benim Büstüm / Kolektif Rölyef / Hadi Heykelleri Görelim! / Her şey Heykel Olabilir mi?

Görme Engelliler için Eğitim Programı

Ziyaretçilere farklı bir müze deneyimi yaşatarak müzeleri ve sanatı sevdirmeyi amaç edinen Sakıp Sabancı Müzesi, Rodin sergisi boyunca görme engelli ziyaretçilere de atölye programları hazırladı. Bu programlar büyük heykeltraş Rodin'in eserlerinden yola çıkarak heykel sanatının tarih boyunca nasıl geliştiğini ve bu sanatın inceliklerini göstermeyi, böylece heykel sanatı ile ilgili farkındalık kazandırmayı amaçlıyordu.

Galerilerde ayrıca, görme engelli ziyaretçiler için Rodin Müzesi’nden alınmış özel izin sayesinde, 11 heykel ayrıntılı bir şekilde incelendi, üzerinde konuşuldu. Bu eserlerin etiketleri de Braille alfabesiyle hazırlandı.

13.06.2006 - 13 Haziran - 3 Eylül 2006 tarihleri arasında, Paris Rodin Müzesi'nin koleksiyonundan toplam 203 eseri içeren bir Rodin retrospektifine ev sahipliği yapıyor