full screen background image

2016 - 2017 Dönemi Yetişkin Eğitimleri

“Mücevher Üzerinden Tarihi Okumak” - I


SSM Yetişkin Eğitimi Programları, 2016 Güz döneminde “Mücevher Üzerinden Tarihi Okumak” konusuyla değerli taşların, kıymetli hazinelerin geçmişine yoğunlaşıyor.   Prof. Dr. Gül İrepoğlu tarafından verilecek olan ders programı toplam sekiz hafta sürecek ve iki modül halinde uygulanacaktır. Beş hafta sürecek ilk modül “Osmanlı Saray Mücevheri”, üç hafta sürecek ikinci modül ise “Avrupa Mücevheri” konulu olacaktır.  Eğitim programı, akademik ve edebi okumaları da içeriyor. Sizleri hayranlıkla seyrettiğimiz mücevherlerin tarihini öğrenmeye davet ediyoruz. 

“Mücevher Üzerinden Tarihi Okumak” - II

SSM Yetişkin Eğitimi Programları, 2016 Güz döneminde “Mücevher Üzerinden Tarihi Okumak” konusuyla değerli taşların, kıymetli hazinelerin geçmişine yoğunlaşıyor. Prof. Dr. Gül İrepoğlu tarafından verilen ders programının üç hafta sürecek ikinci modülü “Avrupa Mücevheri” konulu olacaktır.

“Osmanlı Yaşamı” / Prof. Dr. Nurhan Atasoy


Yeni yılın ilk Yetişkin Eğitimi Programı’nda “Osmanlı Yaşamı” konusuyla Osmanlı kültür hayatının tarihine yoğunlaşılacak. Türk ve İslam Sanatları alanındaki birikimiyle dünyaca tanınan Prof. Dr. Nurhan Atasoy’un anlatımıyla gerçekleşecek eğitim programı toplam 5 hafta sürecek ve programa katılım ücretlidir.

Köhne Bizans’ın “İhtişamlı Tarihi” / Doç Dr. Koray Durak


SSM Yetişkin Eğitimi Programları 2017’de de tüm hızıyla devam ediyor!  Doç. Dr. Koray Durak ile ''Köhne'' Bizans'ın ''İhtişamlı'' Tarihi 8, 15, 22, Şubat’ta, saat 10:30-12:30 arası Sakıp Sabancı Müzesi’nde. Roma devlet yönetimi, Yunan dili ve Hıristiyanlık dininin temel özelliklerini birleştiren bir kültürün taşıyıcısı olarak Bizans İmparatorluğu, Milattan Sonra 4. yüzyıldan 1453'e kadar Doğu Akdeniz'in en önemli aktörlerinden biri olmuştur. Bizans dünyasına genel bir giriş olacak bu ders, söz konusu sentezin nasıl oluştuğunu ve Akdeniz tarihine damgasını nasıl vurduğu üzerinedir. Antik dünyanın devamı niteliğindeki Erken Bizans dönemi, Orta Çağ'ın başlaması ile yeni bir kimliğin ortaya çıktığı Orta Bizans dönemi ve Latin ve Türk dünyaları arasında sorunlara farklı çözümlerin arandığı Geç Bizans dönemi şeklinde üç bölümden oluşan seride, devlet, toplum ve din temaları çerçevesinde önyargılardan ve basite indirgemelerden uzak bir Bizans tarihi yorumu sunulacaktır. 

Sanatta Lâle ve Lâle Devri / Prof. Dr. Gül İrepoğlu


Baharın gelişiyle birlikte SSM’de yepyeni bir Yetişkin Eğitimi Programı başlıyor! Lâle Devri nakkaşı Levnî hakkında bilimsel bir kitap (Levnî- Nakış, Şiir, Renk, 1999) ve bir roman (Gölgemi Bıraktım Lâle Bahçelerinde, 2003) ile lale hakkında bilimsel bir kitap (Lâle – Doğada, Tarihte, Sanatta, 2012) yazmış olan Prof. Dr. Gül İrepoğlu tarafından verilecek olan “Sanatta Lâle ve Lâle Devri” başlıklı eğitim programında lalenin Türk ve dünya sanat tarihindeki serüveni ile Lâle Devri’nin öyküsü çeşitli yönleriyle ve ayrıntılarıyla ele alınacak. Dizinin son seminerinde, eski bir gelenek olan ve Lâle Devri’nde de sürdürülen, Osmanlı törenlerinin vazgeçilmez parçası olan nahıl, Müze'nin bahçesinde, katılımcılarla birlikte inşa edilecek ve süslenecek.

Galatasaray’dan Ankara’ya: Türk Resminin 100 Yılı / Ömer Faruk Şerifoğlu

1908’de II. Meşrutiyet’in ilanı, birçok konuda olduğu gibi resim sanatı açısından da dönüm noktası olur; sanatçıların II. Meşrutiyet’i izleyen dönemde bir birlik oluşturma süreci ve Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin doğuşu, ressamlığın bir meslek olarak kavranmasının ilk adımını oluşturur. 1909-1910’da resim öğrenimi için Paris’e gönderilen ve I.  Dünya Savaşı’nın başlaması üzerine yurda dönmek zorunda kalan bu genç sanatçıların arasında Feyhaman Duran da vardır ve “1914 Kuşağı” olarak tanımlanır.  

Bu grubun yurda dönüşü, cemiyete yeni bir canlılık kazandırır ve 1916 ilkbaharında, yine Abdülmecid Efendi’nin himayesinde, Galatasaraylılar Yurdu’nda 49 sanatçının, 190 eserinden oluşan ilk Galatasaray Sergisi açılır. Galatasaray Sergileri, Paris’teki salon sergilerine benzer bir kimlikle sanat hayatımızda uzun yıllar etkin bir rol üstlenmiş, her yıl bir jüri tarafından hazırlanan bu sergilere katılmak, ressam sıfatını kazanmak için bir gerek-şart olarak kabul edilmiştir. Türk Ressamlar Cemiyeti, Sanayi-i Nefise Birliği ve Güzel Sanatlar Birliği adlarıyla davam eden cemiyet, Galatasaray sergilerine paralel olarak 1923’den itibaren Ankara Resim sergilerini düzenler ve bu sergiler aksamadan 1980’e kadar devam eder.